PanyalıBasket

23 Mayıs 2014

Vestel – Pau maçındaki şike iddiaları

Biliyorsunuz salı günü Manisa’da Vestel ile Aydem Paü arasında çok tartışmalı bir maç oynandı. Bu garip maçın yankıları hala sürüyor, bugün hemen hemen tüm gazetelerde maç ile ilgili iddialara yer verildi. Vestel gibi “ismi” Türkiye sınırlarını aşmış büyük bir firmaya hiç yakışmadı bu olanlar. Sonuç ne olursa artık insanlar bu firmayı “etik olmayan” bu davranışı ile de hatırlayacaklar…

Yazılan, yazılmayan bir çok şey var. Biz baştan neler olduğuna bakalım ve kararı sizlere bırakalım.

Vestel takımı Beko Ligine çıkmak istemiyor diyenler var, evet geçmiş senelerde durum böyleydi, kulüp sosyal sorumluluk projesi olarak görüyordu basketbol takımını, gerçekten altyapısıyla da bu görüş destekleniyordu. Örneğin geçen sene play-off’a kalmamak için sezonun bitimine 2-3 hafta kala yabancı oyuncularını göndermişti. Ama bu sene durum farklıydı, kulüp tarihinin en iyi kadrosunu ve en iyi teknik ekibini kurmuştu, bu hususta tüm basketbolseverler hem fikir. Ligi’de 2. Ankara Dsi ile aynı mağlubiyet sayısında ama 3. olarak bitirdi Vestel. Play Off’a da iyi bir giriş yaptı, yine büyük yatırım yapan Pau’yü ilk maçta rahat yenip, 2. maçı da Denizli’deki büyük baskıya rağmen son saniyedeki basketle kaybetti.

Ve 3. garip maç… Vestel staff’ı 3 gündür sakat olan Adeleke’nin yokluğunda Paü’yü nasıl yenebileceklerini çalışıyor, yeri geliyor bu takımı nasıl yükseltebiliriz diye sabahladıkları oluyor. Sonra maça 1 saat kala Vestel yönetiminden bir telefon geliyor ( bu arada bu yöneticiler maçları falan takip etmiyordu, açıkçası ben ve bir çok kişi bu yöneticilerin kim olduğunu tanımıyor, ortada böyle de saçma bir durum var ) ve Alex Gordon ile Enver Ekmen‘in “NEDENSİZ” kadro dışı kaldıklarını ve sezonun en önemli maçında oynamayacaklarını söylüyorlar. Bu duruma tepki gösteren Coach Emre Dağdelen ve Menajer Cüneyt Kendirici’de maça çıkmıyor. Böylece Vestel takımı sahaya en önemli 3 oyuncusundan yoksun, coach’u olmadan 8 kişi ile çıkıyor. “SPOR MÜSABAKALARINA TAKIMLAR KAZANMAK İÇİN ÇIKAR, BU DÜNYANIN HER TARAFINDA BÖYLEDİR, BİLEREK KAYBETMEK İSE ŞİKEDİR, SUÇTUR.” Tabii bu şartlar altında sahaya çıkan 8 kişilik Vestel takımı ELİNDEN GELENİ yapmasına rağmen Paü maçı rahat kazanıyor.

Ortada çok büyük bir -kusura bakmayın ama- iğrençlik var, Vestel yönetimi bu saçma hareketiyle sadece kendisinin değil ligin de kaderini etkiliyor. Bu hareketin sonucunda bir çok mağdur insan ortaya çıkıyor. SEZON BAŞINDAN BERİ VARINI YOĞUNU ORTAYA KOYAN VESTELSPOR TEKNİK EKİBİ, KULÜP MÜDÜRÜ, OYUNCULAR, ve TARAFTARLAR BU OLAYIN MAĞDURİYETİNİ EN DERİNDEN YAŞAYAN KİŞİLER. Bu saatten sonra ne olacağını tahmin etmek zor, zaten kararı alan yöneticiler dışında da kimse işin aslını bilmiyor… Vestelspor yöneticilerinin bu yaptıkları şeyin etkilerini en aza indirmesi için EN AZINDAN TEKNİK EKİBİN VE OYUNCULARIN ŞAMPİYONLUK PRİMLERİNİ ÖDEMESİ ve VERDİKLERİ SÖZLERİ TUTMALARI GEREKİR, BU ONLARIN BORCUDUR! 

Nacizane düşüncem bu olayın basit bir şekilde üstünün örtülemeyeceğidir. Şimdi susan mağdur kişilerin zamanı gelince konuşmalarını bekliyorum… 

Ayrıca Vestel yönetiminin yaptığı, 6 yaşındaki çocuğun bile güleceği açıklama baştan sona yalanlara doludur. Adeleke’yi bilmiyorum, sadece bazı problemlerinin olduğunu biliyorum ama o bile bu sezon – yanlış hatırlamıyorsam- hiç bir maçta kadro dışı kalmadı. Alex Gordon ise yine bildiğim, izlediğim kadarıyla kulüple herhangi bir sorun yaşamadı, sezon başından beri her konuşmamızda “biz bu takımı çıkaracağız” diyordu. Böyle bir maç öncesi hem de coach’un bilgisi dışında disiplinsiz hareketler yaparak kadro dışı kaldığına kargalar bile güler… Zaten kendisi yaptığı açıklamada “Oynamamı söyledir, hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum” dedi. Bir basketbolsever olarak bu olanların “MANTIKLI BİR İZAHINI” yapmak onların görevidir…

Son olarak da Vestelspor staffına, kulüp müdürüne ve oyuncularına verdikleri bu mücadeleden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Bu olayda suçsuz olan ve en çok zarar alan kişiler maalesef bu düzgün, sadece işini yapan insanlar… TEK DİLEĞİM MAĞDURİYETLERİNİN BİR AN ÖNCE GİDERİLMESİ… 

11 Mayıs 2014

Vestel Play-Off’a iyi Başladı

TB2L Play-Off müsabakaları bugün oynanan 3 karşılaşma ile başladı.  Vestel dışındaki ev sahibi takımlar, kendi sahalarında mağlup olarak avantajı rakiplerine kaptırdılar.

VESTEL 66 – 55 Pamukkale Üni

Akhisar 65 – 73 Yeşilgiresun

Ankara DSİ 83 – 85 İstanbul BŞB

Manisa’da Vestel’in maçını yerinde izleme imkanım oldu. Salonda muhteşem bir atmosfer vardı, Manisalı basketbolseverler salonu tıklım tıklım doldurdu ve takımlarını centilmence desteklediler, deplasmana gelen Pamukkale seyircileri de herhangi bir taşkınlık çıkartmayınca müthiş bir basketbol şöleni oldu… Öncelikle bu tavırları yüzünden her iki takım seyircisine de teşekkürler. Uzun zamandır sporda böyle güzel görüntüler görmüyorduk, ilaç gibi geldi.

E seyircinin durumu böyle olunca saha içi de gerginlikten uzaklaşıyor, iki takım oyuncuları ve benchi çok güzel bir görüntü oluşturdular, öyle ki Pamukkale Coachu Gökhan Taştimur kendi lehlerine karar verilen bir pozisyonda hakemi uyararak topun Vestel’e geçmesini sağladı. Ve bunu maçın kritik bir anında yaptı. – Hani benzer hareketi yapan bir futbolcuyu günlerce övmüştünüz ya, buna da belki değerli köşelerinizde yer verirsiniz ! -…

Neyse maça geçelim, Vestel oyuna çok hızlı başladı ve ilk dakikadan itibaren kontrolü eline aldı, Pamukkale ise bir türlü hücum ritmini bulamadı. İçeriden Hasan Rzviç ile etkili olmaya çalıştılarsa da kısa oyunculardan katkı bulamayınca ilk periyot sadece 10 sayı üretebildiler. İkinci periyotta ise 2 takımda savunmaları sıkılaştırdı ve birbirlerine hiç kolay sayı imkanı tanımadılar, Vestel takımı özellikle Pamukkale’nin yıldızı Osiris Elridge’i çok iyi savundu, ne içeriye drive edebildi, ne de dışarıdan şut şansı bulabildi. 3. Çeyreğe ise Pamukkale çok sert başladı ve ilk 7 dakika rakibine sayı şansı vermedi. 14-0 lık bir seri yakalayıp 4 sayı öne geçtiler. Bu dakikalarda Vestel takımı herhangi bir panik yapmadı ve Alex Gordon’un oyuna ağırlığını koymayışla durumu tekrar eşitledi ve bu periyotu 3 sayı ile önde kapadı. Pamukkale, Vestel’in iyi oyununa son çeyrekte de çare bulamadı ve 7 dakikalım bölüm hariç rakibinin üstünlüğü ile geçen maçı 66 – 55 kaybetti.

Dikkat çekmek istediğim birkaç husus var, Pamukkale Hasan Rzviç hariç kimseden skor katkısı alamadı, Vestel diğer oyuncular üzerinde çok çalışmış olmalı ki hiç birine nefes aldırmadı. Denizli temsilcisi savunmada çok sert gibi görünse de mutlaka bir yerden fire verdiler, özellikle Alex Gordon oynamak istediği anlarda, rahatça oynadı buna karşın bir cevapları yoktu…

Ve eleştirdiğimiz hakemlere gelirsek, bugün Mehmet Keseratar kusursuza yakın bir maç yönetti. Diğer 2 hakemin yanlışlarını da ustalıkla düzeltti. Federasyonun bu maçlara FIBA hakemlerini vermesi de geçtiğimiz dönemlerde yaptığımız eleştirilerin haklı olduğunu gösteriyor.

Denizli’deki maç ne olur bilinmez ama yine çok zevkli bir müsabaka izleyeceğimiz kesin, 2 takımda daha sert olacaktır, Pamukkale’nin son şansı bakalım bu şansı nasıl kullanacaklar ?

04 Mayıs 2014

TB2L’DE PLAY-OFF ZAMANI

Türkiye Basketbol 2. Ligi normal sezonu bugün oynanan karşılaşmalarla birlikte tamamlandı. İ.T.Ü’den Rahim Rızvanoğlu’nun 21 asist ile bu alanda lig rekorunu kırdığı haftada, alınan sonuçlar ile play-off eşleşmeleri ve ligden düşen takımlarda beli oldu. Hacettepe ve Bandırma Kırmızı’dan sonra gelecek sezona büyük hedeflerle girmeyi planlayan Maliye Milli Piyango ligden düşen 3. Takım oldu. Pertevniyal ise iddiasız Antalya Bşb’yi 86-52 gibi farklı bir skorla yenerek ligde kalmayı başardı. Eşleşmelere bir göz atalım;

Darüşşafaka Doğuş (1) – Finalspor Bursa (8)

Mamak Belediyesi Dsi Era (2) – İstanbul BB (7)

Vestelspor (3) – Pamukkale Üniversitesi (6)

Akhisar Belediye (4) – Yeşilgiresun Belediye (5)

Eşleşmelerde 2 maçı kazanan takım yarı finallere yükselecek. İlk olarak Daçka – Finalspor eşleşmesine bakalım. Daçka tüm otoriteler tarafından şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösteriliyor. Finalspor’un ise sezon başında hemen hiç kimse bu seviyelerde olacağını kestiremiyordu. Ama onlar ligin en çok sayı atan ekibi olarak play-offlara katılmayı başardılar. Ama yine de bu eşleşmeyi çok fazla irdelemeye gerek yok. Daçka net favori. Tahminim (2-0)

Sanıyorum ki Daçka serisi dışında tüm eşleşmeler çok büyük heyecana sahne olacak, Ankara Dsi – İBB ‘de bunlardan biri, normal sezonda oynanan 2 karşılaşmadan 1’ini Ankara 1’ini İstanbul ekibi kazandı. İki tecrübeli takımın mücadelesinde ben az da olsa Ankara’yı şanslı görüyorum Tahminim (2-1)

Normal sezonun belli bölümlerinde sıkıntılar yaşayan Pamukkale sonradan toparlanarak iyi bir çıkış yakaladı ve sezon başından beri belli istikrar gösteren ve büyük maçlarda iyi sonuçlar çıkaran Manisa temsilcisi Vestel ile eşleşti.  Gökhan Taştimur’un takımı ligdeki sıralaması belli olduktan sonra maçlarda gerçek performansını göstermedi. Vestel ise sürpriz mağlubiyetlerden sonra son 4 haftada 4 galibiyet alarak kendisine 3. Sırada yer buldu ve ilk turda saha avantajını eline geçirdi. Vestel normal sezonda oynanan 2 maçı da kazandı. Zor geçmesini beklediğim seride ev sahibi avantajıyla favorim Vestel. (2-1)

Ve son olarak gelelim en bana göre en zor eşleşmeye… Akhisar normal sezonda oynanan 2 maçı da kılpayı kazandı. Yeşilgiresun ile üst sıralardan girmek istediği play-off’a son haftalarda aldığı mağlubiyetler ile saha avantajını da kaybederek 5. Sıradan girdi. Yücel Platin ile yollarını da ayıran Karadeniz temsilcisinin işi hiç kolay görünmüyor. Akhisar ise yaptığı son transfer hamlesi ile iddiasını güçlendirdi. Saha avantajının Manisa ekibinde olması nedeniyle favorim Akhisar. (2-1)

Yazımı sonlandırırken ufak ama önemli bir not düşelim. Bugünkü sonuçlardan sonra Ankara Dsi’den Doğan Hakyemez bazı takımların sıralamada takım seçmek için bilerek kaybettiklerini ve federasyonun buna ceza vermesi gerektiğini söylemiş. Evet bakıldığında doğru bir düşünce, bazı takımlar sıralamada takım seçmek için bu haftaki ve daha önceki haftalardaki maçlarını kaybetti, ama bu her sene olan doğru olmayan bir davranış. Federasyondan ceza istemi pek gerçekçi değil. Ayrıca normal sezonda oynanan karşılaşmalarda gördük ki büyük bütçelere sahip olan Daçka ve Ankara Dsi takımları hakemler tarafından biraz daha serbest bırakıldı. Play-off lara girerken bir takım çevreleri baskı altına almak için yapılan bu açıklamayı doğru bulmuyorum. Federasyon ve hakemlerde tek isteğim ise son yılların en büyük çekişmesinin yaşandığı bu ligin play-offlarında takım ismi ve idareci ismi ayırt etmeden adil karar vermeleri.

İLETİŞİM : twitter.com/varanbey

21 Mart 2013

Kadınlar Euroleague Final 8 Üzerine

Görsel

Bu sene maalesef Fenerbahçe dışındaki takımları pek takip edemediğimden normal sezonda yazı yazmayı tercih etmedim, Final 8 üzerine de yazmayı düşünmüyordum. Ama bizim kızların muhteşem mücadelesi (Allah nazarlardan saklasın) bir kaç şey karalamaya sevk etti beni…

Final 8 öncesi takımdan çok umutluydum. Gruplar belli olduğunda da bir kaza yaşayacağımızı düşünmüyordum. Fakat bu şekilde etkin oynayacağımızı da tahmin etmiyordum doğrusu. Turnuvaya başlangıç maçımız olan Bourges maçının 3. periyodunda takım aslında neler yapacağını gösterdi hepimize. Sonrasında Gruplarda karşılaştığımız ve 1 maç kaybettiğimiz Famila’yı da ezerek yenince herkesin iştahı biraz daha arttı. Sparta&K maçına da iyi başlamadık, İspanyol koçumuz Roberto Iniguez’in bu maçı gerekli sayı farkıyla kaybedip yarı finalde iki Rus devini eşleştireceğini düşündüm maç içersinde. Fakat takım 3. periyodu yine öyle güzel oynadı ki benim bu gereksiz şüphemi yerle bir etti ve harika 3 maç ile grup lideri olarak yarı finale yükseldi.

Bu sene statü değişti. Grup liderleri direk finalde karşılaşmıyor. (Güzel de oldu) Yan gruptan gelecek takım turnuva öncesi Galatasaray olarak gözüküyordu(Ben takılacaklarını tahmin ediyordum) Fakat Slovak takımı Good Angels Kosice o grupta Galatasaray’ı ilk maçta yenince işler değişti ve yarı finalde rakibimiz oldular. Onlar için de çok önemli başarı. Bazı takımların milyon eurolar harcayıp hiç galibiyet alamadan elendikleri bir ortamda kısıtlı bütçe ile yaptıkları iş alkışı hakediyor. UMMC ise bizim gibi sürprize izin vermeden rakiplerini eze eze yarı finale çıktı, onların rakibi de bizim grupta Sparta&K’ı yenerek iyi bir iş çıkaran Fransız Bourges Basket.

Yarı finalde de herhangi bir sürpriz olacağını tahmin etmiyorum ve Avrupa’nın en güçlü iki takımı UMMC ile Fenerbahçe’nin finalde karşılaşmasını bekliyorum.

Biraz daha Fenerbahçe’ye değinelim; son yıllarda bu kadar koordineli oynayan bir Fenerbahçe Kadın basketbol takımı olmamıştı. Sezon başında insanlar her sene olduğu gibi yine karalar bağlamıştı ama her fırsatta bu takıma güvenilmesi gerektiğini söylemiştim. Verameyenka takımın görünme kahramanı bana kalırsa, gerek savunmada gerekse hücumda harika işler çıkarıyor. Performansına hayran olmamak mümkün değil. Cappie’ye de ayrı bir parantez açmak istiyorum. Fenerbahçe’ye geldiği ilk seneden itibaren sürekli takip ettim onu, Kadın Basketbolcu piyasasında Amerikalı olup da bu kadar yürekten başka oyuncu yok, yeteneği inanılmaz zaten, o yetenek hırsla birleşince yapamayacağı iş yok kendisinin. Diğer oyuncularımız bildiğimiz gibi zaten, hepsi mükemmel oynuyorlar.

UMMC güçlü takım, saha avantajı da var kabul ama biz de en az onlar kadar güçlüyüz…

Allah kızlarımızın yolunu açık etsin, yolun sonu kupa inşallah…

30 Ekim 2012

Günün Fotoğrafı

Filed under: Günün Fotoğrafı,Voleybol — varanbey @ 13:48
Tags: , ,

Francesca Piccinini ve takım arkadaşları :)

23 Ekim 2012

Ulusal Takımlarımızın Avrupa Kupası Maç Programları

VOLEYBOL

23 Ekim Salı

18:00 CEV Cup Women

– Khimik Yuzhny – FENERBAHÇE (İnternet yayını var)

19:00 European Champions League Women

– Vakıfbank – Valero Zurich (NTV Spor)

24 Ekim Çarşamba

21:30 European Champions League Women

– Tauron Gornicza – Eczacıbaşı (NTV Spor)

14:30 Cev Cup Women

– TED Ankara Kolej – Asterix Kieldrecht

19:00 European Champions League Men

– PGE Skra Belchatow – FENERBAHCE Grundig (NTV Spor)

– Arkas – Marek Union (01:00 NTV Spor BANT)

18:00 Cev Cup Men

– Delecta – Halkbank (Yayın yok)

17:00 Cev Cup Men

– Maliye Milli Piyango – Orion

25 Ekim Perşembe

18:00 European Champions League Women

– Galatasaray DAIKIN – ASPTT Mulhouse (NTV Spor)

BASKETBOL

24 Ekim Çarşamba

16:00 Euroleague Women

– Spartak M Region – Tarsus

17:00 Euroleague Women

– Novi Zagreb – Galatasaray

18:30 Eurocup Women

– Mersin – Tarbes GB

19:00 Eurocup Women

– Antakya – Elitzur Ramla

25 Ekim Perşembe

18:00 Eurocup Women

– TED Ankara Kolej – Hainaut Basket

– Horizont – Kayseri KASKİ

– Dynamo Kursk – BOTAS

19:00 TAL Euroleague

– FENERBAHÇE – Real Madrid (NTV Spor)

21:45 TAL Euroleague

– Barcelona – Beşiktaş (NTV Spor)

26 Ekim Cuma

20:45 TAL Euroleague

– Anadolu Efes – Cedevita Zagreb (NTV Spor)

FUTBOL

23 Ekim Salı

21:45 UEFA Champions League

Galatasaray – Cluj CFR (Star)

25 Ekim Perşembe

22:05 UEFA Europe League

AEL Limassol – FENERBAHÇE (Star)

Tüm takımlarımıza başarılar dilerim…

KAYNAK GÖSTERMEDEN KULLANMAYINIZ

20 Ekim 2012

HAYATTA KALDIK

Slovenya macerasının pek sıkıntılı geçeceğini düşünmüyordum. Fakat yolculuğun başından itibaren öyle şeylerle karşılaştık ki iş iyiden iyiye bozulmaya başlamıştı. Evet, Sato olayından başlayalım. Öncelikle olayın kesinlikle Olimpija kulübü ile bağlantılı olduğunu zannetmiyorum. Avrupa’nın merkezinde –HANGİ AMAÇLA ÜLKENE GELDİĞİ BELLİ OLAN- bir insanı ülkene kabul etmiyorsan, yaptığın adiliktir, korkaklıktır. Sloven yetkililer bu skandalı nasıl temizleyecekler diye düşünmüştüm fakat herhangi bir yaptırım olmamış olacak ki Sato bugün tıpış tıpış Türkiye’ye geri döndü. Bu adam İtalya’da, Yunanistan’da oynarken hiç böyle sıkıntıya düşmemişti. Türk yetkililer şapkalarını önlerine koyup düşünseler iyi olacak! Bu sadece Sato’ya yapılmış bir terbiyesizlik değil aynı zamanda Türkiye’ye yapılmış bir terbiyesizliktir. Neyse bunun dönüşü de var diyeceğim ama bizim yetkililerimiz onları çiçeklerle karşılayacaktır!

Bu çirkin, kabul edilemez olayı bir kenara bırakıp maça dönelim. Salonda başta düşünmediğim, gergin bir atmosfer vardı. ( Mike Batiste’in geçmiş senelerde yaptığı hareket, Emir Preldzic’in Bosna Milli Takımını seçmesi vs. nedenlerden dolayı. ) Bizim takımda olaylardan etkilenmiş olacak ki maça iyi başlayamadı. Özellikle bazı oyuncuların henüz hazır olmaması bizim dengelerimizi fazlasıyla sarstı. Bir de işin içine henüz oturtamadığımız takım savunması girince ilk yarı potamızda 46 sayı gördük. Maç öncesi yazımda yüzdeli atamayacaklarını söylemiştim, kısmen de olsa tahminim doğru çıktı. 2. Yarı savunmamızı biraz sertleştirdik ve sadece 29 sayı yedik. Maçın kırıldığı son çeyrekte Bo’nun sakatlanması 2-3 dakika kriz yaşamamıza neden olsa da oyuna giren Barış harika bir 5 dakika oynadı ve maçın kopmasını sağladı.

Birkaç oyuncu üzerinde özellikle durmak istiyorum. Mike Batiste, David Andersen, Oğuz Savaş ve Bojan.

Batiste; Bazı anlarda öyle savuma hataları yaptı ki, ( tamam savunma takım işi, 1 kişi bile aksatsa olmaz ama ) kendisinin klasına hiç yakıştıramadım. Hücumda da çok dışarıda kalıyor, Pianigiani’nin ondan bu şekilde oynamasını istediğini hiç zannetmiyorum. Bunlara rağmen +11 verimlilik puani ile oynamış.

Andersen; Takıma katıldığından beri alışma sürecini atlatamadı, çok güvendiğim bir oyuncu ama bugün de istenilenden çok uzak bir oyun sergiledi. -2 verimlilik puanı da bunun açık göstergesi. Ama toparlayacaktır. Biraz daha zaman.

Oğuz; Kötü oynadığı zamanlarda gerçekten hiç çekilmiyor, sırtı dönük hucümü Avrupa’da en iyi uygulayan oyunculardan birisi ama bugün o silahını sadece 1 kez denedi. O da diğer 2 uzunumuz gibi günün kötülerindendi. -1 verimlilik puanı.

Bojan; Sato’nun yokluğunda en fazla süre alan oyuncumuzdu. Sahada kaldığı 34 dakika içinde kendine yakışmayacak hatalar yaptı. Tamam hücumda her zaman belli bir seviyenin üstünde oynuyor ama savunmadaki eksikliği bize çok pahalıya patlayabiliyor. Verimlilik puanı +15.

Verimlilik puanlarını vermemin nedeni takımın önemli oyuncularının ne yaptıklarının daha net belli olmasıydı.

Kolay geçmesini beklediğim deplasmandan bazı nedenlerden dolayı zor da olsa galip gelerek dönmek güzel oldu. Takım iyi olmadığı zamanlarda da kazanabileceğini bizlere göstermiş oldu. Bunda da Pianigiani’nin son çeyrekte olaya ağırlını koyması büyük etkendi.

Maçın hakem triosuna da değinmek istiyorum. Birçok kişi Euroleague’i var olan sertlik düzeyinden dolayı takip ediyor. Yalnız kendileri çaldıkları saçma sapan düdüklerle bu oyuna tadı veren sertliği gölgede bırakıyorlar. O veya bu takıma haksızlık yapıldı demiyorum fakat bana göre oyuna saygısızlık yapılıyor. Neyse ilerleyen turlarda böyle maç yönetmeye devam ederlerse o düdüklerini bir süre asmak durumunda kalabilirler…

Son olarak ilginç anılarla dolu olan bir deplasmandan galip dönmek çok güzel oldu. 2-0 ile de grupta liderliğe yükseldik. Tebrikler Bo, tebrikler Pianigiani, Tebrikler Fenerbahçe…

Not: Bo McCalebb’in durumu ciddi değilmiş. Kendisini Real Madrid maçına yetişecekmiş.

 

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: